28 Temmuz 2006 Cuma

Bu Gece



bu gece...

alemlere rahmet diye gönderilenin(S.A.V) dünya alemini şereflendirdiği gece..

yüreklerimiz yakarışın en koyusunda

dayanılamayacak bir hasret var içimizde..

nereye baksan O...

O Rahman...

O Rahim...

O en güzel adların sahibi...



geziniyoruz yüreğimizin kuytularında sessizce..

AŞK denen yangın öle bir sarmışken bizi, kayboluyor ben denen kelime lügatımızdan.. yavaşça ölüyor nefsimiz ne kadar yakınlaşırsak SANA....

ama dama çıkmak için iki basamak merdiven eksikse yüreğimizde, ulaşamayız oraya...



avuçlarımız açık rahmet dileniyoruz sonsuz merhametinden....

ne güzeldir yalnız SANA muhtaç olmak.. yalnız SEN'den dilenmek dilediklerimizi

neyiz duasız katında....

neyiz SEN olmadan sol yanımızda..

beni benle bırakma Ya RABB

beni benle bırakma



biliriz geri çevrilmez hayrımıza olacak hiçbir dua..

hayrımıza neyin olacağını bile bilmeyiz

biz sustuk Ya RAB biz sustuk

SEN söyle SANA gelen yolları bize

o kadar aciz o kadar garibiz ki

bildiklerimiz bilmediklerimizin yanında denizde damlayken

biz kendi kendimize nefesimizi bile almazken

bu ben denilen kelime nasıl ayaklanır bizde

SEN bizi acizliğimizi bilenlerden eyle Ya RABB'i



tükenir tüm sözler bazen

yürek başlar konuşmaya

öle bir lisan ki uçsuz bucaksız

öle bir söz ki sessiz sedasız...

ancak DUYAN'dadır cevap

ancak DUYAN'dır bir RABB....
Elhamdülillah



--------------------------------------------------------------------------------



sonsuza






GÜN GELİR



gün gelir masallarla hayatın ayrıldığı kavşakta
bakakalırsın etrafına
ne masalın sarhoşluğundan vazgeçmek ister yürek
ne hayatın ayazında yürümek

gün gelir yangınlarla büyüyen bi Aşk kalır elde avuçta
küllenmesini bekledikçe içinde eridiğin bi ocakta
ne çığlıkların sesi duyulur olur
ne gözyaşları yanaklarımızda kurur

gün gelir ısınmaya çalışırsın gecelerin karanlığında
daha bir derine indikçe şu hasret, yaralarımda
ne umudun ışığından kurtulur yüreğimin penceresi
ne gönlün ateşinden söner gözlerimin feri

gün gelir adarken kendini hiç tanımadıklarına
huzurun duruluğunda yıkanır yüzün usulca
ne bencilliğin karasularında boğulursun gizlice
ne kibrin sınırında vurulursun sinsice

gün gelir tüm heveslerinin asıldığı bir infazda
ellerin tutamaz hiçbirini artık o saçma boşlukta
ne hayallerin kalır yastığının altında sakladığın
ne o yıllanmış sevgi kalır bitmez sandığın

gün gelir ellerini uzatır bir yürek hesapsızca
depremler kudurur akılla yüreğin fay hattında
ne akıl bi işe yarar yatağında uyurken
ne yürek sırrını verir ateşinde yanarken

ve gün gelir ölüm tüm güzelliğiyle gelir başucuma......
yıllardır "içine al beni" diye yalvardığım toprakla
ne yeryüzünün karanlıklarında kaybolur varlığım
ne o büyük egoların soğukluğunda donar dualarım